KİSECİKLİYÖRÜKOGLU  
 
  ERMENİ BAŞBAKANIN İTİRAFI 23.11.2017 16:49 (UTC)
   
 

*Ermenistan Başbakanı **Kaçaznuni'nin **itirafları*
Yurtiçinde yurt dışında herkese gönderelim.
Sözü edilen bu kitap Ermenistan'ın ilk Başbakanı Kaçaznuni'nin 1923'te parti
konferansında sunduğu tebliğ metni olarak Mehmet Perinçek tarafından Rus
arşivlerinde bulunmuş ve Kaynak Yayınları tarafından kitap olarak
yayınlanmıştır. Bildiğim kadarı ile su anda İngilizce ve Fransızca olarak ta
yayınlanmış, Almanca çevirisi de bitirilmiş olabilir. Daha bir kaç dile
çevrileceğini de biliyorum. Hatta İsçi Partisi bu kitabi Avrupa'da
parlamenterlere gönderiyor. Umarım devlette ya da sivil toplum örgütlerinde
birileri akıl eder de böyle bir kitabı her dilde çevirip tüm dünya yayın
organlarına, AB meclisi üyelerinin ev adreslerine, sivil toplum
kuruluşlarına, kitapçılara, kütüphanelere gönderirler. Önemli olan dünyanın
bilmesi.

*Türklere biz savaş açtık*
  Uluslararası faaliyet gösteren Ermeni lobilerinin sözde soykırım
iddiaları, Ermenistan'ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni tarafından
yalanlandı. Kaçaznuni'nin 1923 yılında Bükreş'te yapılan Ermeni meselesi ile
ilgili Taşnak Partisi toplantısında sunduğu rapor gerçekleri bütün
çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kaçaznuni'nin Osmanlı döneminde
yaşananları anlattığı kendi imzasını taşıyan rapor, Türk Hava Kurumu (THK)
tarafından Rusça'dan Türkçe'ye tercüme edilerek kitap haline getirildi.
Kitapta yer alan bilgiler Türkler'in Ermeni soykırımı yaptığı iddialarını
kesin bir dille yalanlarken, kitap Türkiye genelindeki bütün kütüphanelere
ulaştırıldı. Kaçaznuni'nin yakın tarihe ışık tutan belge niteliğinde
sözlerinin yer aldığı kitap, Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı
nasıl bir ihanet içinde olduklarını da gözler önüne serdi. Yıllarca sözde
soykırıma uğradıklarını iddia eden ve dünya kamuoyunu baskı altına almaya
çalışan Ermenilerin bütün tezlerini çürüten ilk başbakanları, 128 sayfalık
raporunda şu çarpıcı ifadelere veriyor:
**
*Operasyona katıldık*
1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı
dönemde, Güney Kafkasya'da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde Ermeni
gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı. Sadece birkaç hafta içerisinde
Ermeni devrimci Taşnaksutyun Partisi hem bu birliklerin kurulmasına hem de
Türkiye'ye karşı gerçekleştirdikleri askerî operasyonlara aktif biçimde
katıldı.
**
*Barışı sabote ettik*
Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık
hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık.
Türkiye'den "denizden denize Ermenistan" talep etmekteydik. İtilaf
devletlerinin ordularını Türkiye'ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin
etmeleri için Avrupa ve Amerika'ya resmî çağrılar yaptık. Nihayet şu da var
ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık. Öldük ve
öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?
**
*Gerçekleri göremedik*
Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya'ya bağlandık. Tehcir
doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz.
Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız
büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması
gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat
ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiç bir zaman devlet olamadık.
Türkiye Ermenistan'ı diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini
göremedik.
**
*Aklımız dumanlanmıştı*
Biz Ermeniler kayıtsız şartsız Rusya'ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi bir
gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık. Sadakatimiz, çalışmalarımız ve
yardımlarımız karşılığında Çar hükümetinin Ermenistan'ın bağımsızlığını bize
armağan edeceğinden emindik. Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi
başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek,
kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere
kapıldık.
**
*Türkler doğru yaptı*
1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tâbi
tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını
gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu yöntem en kesin ve uygun
olanıydı. Kızgınlık ve korku içinde bulunan biz Ermeniler, 'suçlu' arıyorduk
ve bu suçluyu Rus Hükümeti ve onun kalleşçe politikaları olarak belirledik.
Siyasal açıdan olgunlaşmamış ve dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık
içinde, bir uçtan diğerine savrulmaktaydık. Rus Hükümeti'ne karşı dünkü
inancımız ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o
denli körü körüne ve temelsizdi. Siyasal bir parti ( Taşnaksutyun) olarak
biz, meselemizin Rusları ilgilendirmediğini ve onların gerektiğinde
cesetlerimizi çiğneyerek geçip gidebileceklerini unutmuştuk.
**
*Barış teklifini reddettik*
1914-1918 yıllarında emperyalistlere karşı savaşlarında bozguna uğrayan
Türkler, direnerek iki yıl içerisinde tekrar kendilerine geldiler. Yeni genç
ve milliyetperver duygularla hareket eden bir nesil ortaya çıkarak,
Anadolu'da kendi ordusunu yeniden organize etmeye başlamıştı. Türkiye'de
millî bilinç ve kendisini savunma içgüdüsü uyanmıştı. Onlar küçük Asya'da
istiklâllerini hiç olmazsa bir şekilde temin edebilmek için Sevr
Antlaşması'na askerî güçle karşı koymak zorundaydılar. Bizim bu dönemde
barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Çok geçmeden
sınırlarımıza askerî operasyonlar başladığında, Türkler bizimle bir araya
gelmeyi ve görüşmelere başlamayı teklif ettiler. Biz ise onların bu
teklifini geri çevirdik. Bu büyük bir hataydı. Bu, görüşmelerin kesinlikle
başarıyla sonuçlanacağı anlamına gelmezdi ama bu görüşmelerde barışçı bir
sonuca ulaşma ihtimâli vardı.
**
*Herkes bizi kandırdı*
"Kaderden şikayet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda
aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) millî psikolojimizin
karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan
kaçamamıştır. Sanki uzak görüşlü olmamız bir kahramanlıktı, çünkü isteyen
herkes, Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar, Gürcüler, Bolşevikler tek
kelimeyle bütün dünya bizi kolayca aldattı, atlattı ve ihanet etti. Oysa
bizler safça bu savaşın Ermeniler için yapıldığına inandırılmıştık."
**
*Barışı sabote ettik*
Osmanlı'dan, Akdeniz'e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü
birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın
temelinde İtilaf Devletlerinin bize vadettiği Ermenistan hayali vardı,
gerçeği göremedik.
**
*HALAÇOĞLU: Bu itiraflar gerçeğin ta kendisidir*
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.
Dr. Yusuf HALAÇOĞLU, Ermenistan'ın ilk başbakanı Kaçaznuni'nin itiraflarının
gerçeğin ta kendisi olduğunu söyledi. Halaçoğlu, "1923'te başbakanlık
görevine gelen Kaçaznuni , aynı yıl Bükreş'te Ermeni meselesinin ele
alındığı Taşnak Parti Konferansı'nda, şimdi Türk Hava Kurumu tarafından
kitap hâline getirilen 128 sayfalık raporu tebliğ olarak sunmuştur. Bu
konferansa katılan SSCB ve Avrupalı delegasyonun huzurunda Kaçaznuni , bütün
gerçekleri açıklamıştı. Kaçaznuni, buradaki konuşmasında, 'İtilaf devletleri
bizi hep Anadolu'da bir Ermenistan hayaliyle kandırdı. Bu boş hayale
kapılarak Taşnak çeteleri kurup, 7 cephede savaşan Osmanlı ordularına silah
ve mühimmat götüren birliklere saldırdık. Sonuçta İtilaf devletleri verdiği
sözü tutmadı. Biz de Osmanlı'ya ihanetimizin bedelini tehcir ile ödedik.
Böyle yapmasaydık belki de bu tehcir olayı başımıza gelmezdi' diyerek
bugünkü sözde soykırım iddialarını ortaya atanlara tokat gibi bir cevap
vermiştir. Türk Hava Kurumu'nun bunu kitap hâline getirmesi sözde soykırım
iddialarını savunan devletlere de ibret olacak bir harekettir. Bunda emeği
geçenleri takdir ediyorum ve kendilerini destekliyorum" diye
konuştu.


 
  MENÜ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

YAŞAR SAY
  HOŞ GELDİNİZ

http://yasay.tr.gg

  Reklam
  HABERLER
  TARİHTE BU GÜN
  GÜZELSÖZLER
  GÜNÜN SÖZÜ
Çökertme.mp3
Bugün 4 ziyaretçi (13 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=YAŞAR SAY